Menü Kapat

ONUR ŞENER ANISINA



Onur Şener AnısınaONUR ŞENER ANISINA…

Sanatçılar kalkanlarıyla, zırhlarıyla sanat icra eder. Kaç olay çemberinden kaç kere geçtiklerini sorsak anlata anlata bitiremezler. Hasılı hiç biri öyle iki tıngırdadıp, üç şakıyıp, dört dönüp, iki şarkı, üç türkü, beş figür, iki kitapla oturduğu yerde ekmek parasını kazanmaz. Bitmek bilmeyen  bir emek ile bir ömür çalışırlar. Senin ruhun  iki dönsün, beş çoşsun, üç okusun da yüzün gülsün diye…

Yoz ve ebleh bir güruh var. Ve malesef aynı havayı soluyoruz.

İki yüzlü ve faydacılarla çepeçevreliyiz.

Geçtim oturduğumuz binada karşı komşumuzu tanımayı, artık kendimizi bile tanımıyoruz.

Ve elbette  hayat zor, fakat bazılarımıza çok daha zor.

Ekonomik şartlarımız  gün geçtikçe kötüleşiyor.

Ne olduğunu hala kimselerin çözemediği koca bir salgınla ayarlarımız iyice bozuldu.

Kim hangi psikolojide, kimse bilmiyor; instagram psikologları hariç.

Hal böyleyken hayatta sığınacak kaç umut unsurunuz kaldı bilmiyorum .

Ama bilirim sanat daima diri tutar ve her ne olursa olsun yaşar ve  yaşatır.

Tüm bu şartların içinde öyle meslek grupları var ki  çok daha zor yaşam idame ettiriyor.

Onlardan sadece biri müzisyenler…

Bu süreçte hem kendilerini hem de ürettikleriyle, aktardıklarıyla bizleri  ayakta tuttular. Tutuyorlar. Hergün bambaşka bir direnç geliştirerek hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Bugün o elim haber ile öğrendim Onur Şener ismini.

Hakkında en ufak bir bilgim yok. Rahmet yağsın toprağına. Yattığı yerde şad olsun. Canını alanlar Onur Şener’in çocuklarının ahı ile yansın kavrulsunlar… Konunun detaylarını bilmiyorum, bilmeye  gerek de duymuyorum. Beş yaşındaki kız çocuğunun iki dakikalık, dünyadan uzak, deryaya yakın halini izledikten ve duyup, dinledikten sonra; evet  bir gazeteci olarak hiç bir detay bilgiye ihtiyaç duymuyorum. Tüm bilgim, küçük kızına bir çocuk şarkısı okutmaya çalışan müzisyen bir baba. Hepsi bu…

Hödük, ebleh, duyarsız güruhun içinde bulunan “para bende…, totosuna yapışık koltuğuyla dolaşan, emir kipi suratlı magandalar” her zaman her yerde var. Bunlar sahnede olan üzerinde iktidar kurmayı pek severler. Çok tanık oldum. Çok sanatçı arkadaşım ya da sahne sanatları icracıları demek daha doğru, eşim de dahil olmak üzere, sazından  jakını çıkarıp… hasılı, usulünce sahne bitiren çok gördüm. Saçma sapan istekler çok duydum. Kadını- erkeği fark etmeksizin.

Sadece şarkıcı ve müzisyene değil bu tutum, aklınıza gelen tüm sahne sanatları ne ise, sahnede olanla hem samimi diyalog kurmak hem de onda hakim olmak arzusuyla yanar durur ruhsuz eblehler. Takıntılıdırlar. Her akıl almaz olayı durumu gerçekleştirebilirler. Hadsiz ve ahlaksızdırlar. Hal böyle olunca sanatçılar kalkanlarıyla, zırhlarıyla sanat icra eder. Kaç olay çemberinden kaç kere geçtiklerini sorsak anlata anlata bitiremezler. Hasılı hiç biri öyle iki tıngırdadıp, üç şakıyıp, dört dönüp, iki şarkı, üç türkü, beş figür, iki kitapla oturduğu yerde ekmek parasını kazanmaz. Bitmek bilmeyen  bir emek ile bir ömür çalışırlar. Senin ruhun  iki dönsün, beş çoşsun, üç okusun da yüzün gülsün diye…

Bugün Onur Şener’in başına gelenler çok daha vahim. Kim bilir daha kaç kere ölümün kıyısından döndü. Eee, tabi alkollü ortam demeyin, beni de delirtmeyin. Yok öyle bir dünya. Sadece hödüklük var. Anasının memesinden ayrılamayan yoz erkek müsfeddeleri, babasının baskısından kurtulamayan denyoluklar kraliçesi kadınlar; sonra sapıtıp sapıtıp ancak böyle insanlar üzerinde tatmin olanlar var. Tıpkı asker uğurlarken silah sıkan, düğünde, bayramda havaya ateş açan başkaca hödükler gibi.

Gece hayatının ezelden beri bu anlamda zorlukları var.  Var da; çoğu zaman mekan sahipleri böylelerini gözetir ve anında olaya müdehale eder, düzen bozanları bir güzel paket yapar ortamdan uzaklaştır. Ancak bazen olmaz. İşte o “bazenin” altı çok sorgulanmalı… Bugün yaşanan olay üstelik daha nezih bir ortamda çalıp okuyan bir müzisyenin başına gelenlerdi. Ve daha da kötü olan rahmetli Onur Şener’in katillerinin biri bürokrat diğeri müfettiş bir diğeri mühendis…

Türkiye’de sanatçıya bakış açısında gelinen nokta  “istenilen şarkı okunmayınca, çalınmayınca, hayatına kast edecek şiddette, şiddet görebilir ve dahi öldürülebilirsin, hem de canice“…

Gerçekten  alın teriyle, emek emek, nefesiyle, ekmeğini  kazanan, memleketin onurlu sanatçılarından biri bugün  bu gerekçeyle katledildi.

Onur Şener’in ocağının acısını;  bir sanatçı eşi, taze bir müzisyen annesi ve sözünü tüketmiş bir yazar olarak yüreğimde acıyla yaşıyorum.

Onur Şener Anısına…

3 Ekim 2022/ Pazartesi

Sanatçı eşi, Müzisyen Annesi Kübra …



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir